Buraya sevdigim yazilari ve calismalari koydukca mutlu oluyorum her seferinde.Bu yaziyi okudugumda icim "cizz" etti ve blogumda sizlerle paylasmak istedim.Yazanin eline ve dusuncelerine saglik,cok guzel bir hikaye!
Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim.
Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla.Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, `Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!` derdi. Annem de `Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?` diye çıkışır, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, `Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.` diye bağırmaya devam ederdi. `Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık` derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli birşey varsa
beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; `Bak, böyle uslu uslu oyna işte.` diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. `Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.` diye komşulara anlatıyordu annem halimi. Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem `Odanı topla!`diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.
Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip `Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.` dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?
Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi `Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.` dedi.
Ben `Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.` dedim. O `Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.`dedi. Ben yine `Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.` dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: `Peki neden bizi küçük çizdin?` dedi. Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde `Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.` diyeceğim. Ve bir de bağıracağım `Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar`
Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi. Farkında Olmalı İnsan...Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı. Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti. Yarın meçhuldür.
O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yatkın
Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi
Sevcan Kahraman
Reklam icin Yeni Bir Alternatif Daha

Ankara'da faaliyet gosteren ECM Hidrometri-Bilişim Elektronik-Elektromekanik-Rasat Aletleri İmalat San.ve Dış Ticaret Ltd.Şti. tarafından üretilen ve BLUETOO adi verilen akilli reklam kutusu piyasa cikti.Bu akilli reklam kutusunun reklam maaliyetlerini dusurerek dogrudan hedef kitleye yonelik reklam yapmasi buyuk bir alternatif mecra olusturuyor.Bluetoo yaklasik 200m cevredeki cep telefonlarina dileginiz sekilde hazirlanmis reklamlarinizi gonderebiliyor.(Sesli,goruntulu vs.)Bilgisayara baglanarak calisan ve sundugu arayuzle kolayca reklam hazirlama imkani veren bu alet kapali ve acik bir cok alanda da kulanilabiliyor.
Toplu SMS gönderilerinde sürekli GSM numaralarını güncelleme ve her mesaj için belli bir ücret ödeme gerekliligi var iken, BLUETOO ile herhangi bir güncelleştirmeye ihtiyaç duymadan ve hiçbir ücret ödemeden milyonlarca mesaji Bluetooth ile gönderebiliyorsunuz.Firma yetkilileri Bluetoo'nun sagladigi bu avantaj ile tercih edilesi bir urun oldugunu vurguluyorlar.Ancak burada benim aklima su soru takiliyor:Ben bir magazanin onunden gecerken neden nerden geldigini bilmedigim bir mesaja ya da videoya bakiyim ki? Ya da en basitinden kac kisinin Bluetooth'u kullanmadigi halde surekli acik ki bu mesajlari alabilsin?
Bluetoo'nun basarini zamanla gorecegiz.
Milli Duygulu Reklamlar Trafigi...
Intel - Leap Ahead
Samimiyetleriyle reklami inandirici ve sicak kilan cocuklar!
Ozellikle 'Keep it up Intel,Keep leaping Ahead' ve sonrasindaki soyledikleri beni cok etkiledi.Linkine asagidan ulasabilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=8i0iPphcgtU
Ozellikle 'Keep it up Intel,Keep leaping Ahead' ve sonrasindaki soyledikleri beni cok etkiledi.Linkine asagidan ulasabilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=8i0iPphcgtU
Bu Nasil Bir Celiski?
Birakip gitmek kolaydir,
Kalip da mucadele vermektir aslolan.
Direnmek her seye ragmen,
Kucucuk bir umut olsa dahi silip atmamak.
Iste hepsi yalandir bunlarin,
Hem de kocaman bir yalan.
Umut ya da Umit en buyuk zehirdir,
Insan vucuduna asilanan.
Umit kotuluklerin en kotusudur hatta,
Iskenceyi uzatan zamanla.
Kucuk bir umit ugruna neleri harcamadik hayatta,
Hangi firsatlari geri tepmedik ya da...
Yine de umitsiz olmamali insan,
Istiyorsa hayati tadinda yasamak.
Ama cevrelememeli etrafini bu kadar,
Cunku cogu zaman sonunda hayal kirikligidir elde kalan.
Gercekten boyle midir isin asli,
Yoksa amac(lar)ugruna cekilen cile kutsal midir?
Sonucu her ne olursa olsun!
Kalip da mucadele vermektir aslolan.
Direnmek her seye ragmen,
Kucucuk bir umut olsa dahi silip atmamak.
Iste hepsi yalandir bunlarin,
Hem de kocaman bir yalan.
Umut ya da Umit en buyuk zehirdir,
Insan vucuduna asilanan.
Umit kotuluklerin en kotusudur hatta,
Iskenceyi uzatan zamanla.
Kucuk bir umit ugruna neleri harcamadik hayatta,
Hangi firsatlari geri tepmedik ya da...
Yine de umitsiz olmamali insan,
Istiyorsa hayati tadinda yasamak.
Ama cevrelememeli etrafini bu kadar,
Cunku cogu zaman sonunda hayal kirikligidir elde kalan.
Gercekten boyle midir isin asli,
Yoksa amac(lar)ugruna cekilen cile kutsal midir?
Sonucu her ne olursa olsun!